Eüzübillahimineşşeytanirracim’in Anlamı ve Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifi
Eüzübillahimineşşeytanirracim Nedir?
“Eüzübillahimineşşeytanirracim” ifadesi, Arapça kökenli bir dua olup, “Rahman ve Rahim olan Allah’a sığınırım, kovulmuş şeytandan” anlamına gelir. İslam kültüründe, bu dua genellikle kötü niyetli düşüncelerden ve şeytanın etkilerinden korunmak için kullanılır. Ancak bu dua, sadece dini bir metin olarak kalmaz; toplumsal yapılarla, cinsiyetle, çeşitlilikle ve sosyal adaletle ilgili derin bir bağ kurar. Peki, bu eski ve manevi ifadenin günümüz toplumundaki yeri nedir?
Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Eüzübillahimineşşeytanirracim
İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşamın içinde, kadın ve erkek rollerine dair toplumsal baskılar her gün hissedilir. Sokakta yürürken, toplu taşımada veya işyerinde gözlemlerim bana toplumsal cinsiyetin günlük hayatı nasıl şekillendirdiğini sürekli hatırlatır. Eüzübillahimineşşeytanirracim gibi dini ifadeler, bazı bireyler tarafından farklı toplumsal kodlarla ilişkilendirilir. Örneğin, bir kadın camiye girerken “Eüzübillahimineşşeytanirracim” dediğinde, bu sadece bir dini vecibe değil, aynı zamanda kadınların toplumda sıklıkla karşılaştığı şeytani bakış açıları, taciz ve toplumsal baskılara karşı bir sığınma halini de ifade eder.
Kadınların kamusal alanda güvenlik arayışı ve özsavunma yöntemleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin günlük yansımalarıdır. Kadınların bazen sığınmak zorunda olduğu manevi bir dua, aynı zamanda onların sosyal adalet mücadelesine dair bir simge olabilir. “Eüzübillahimineşşeytanirracim”, bazen sosyal hayatta kadınların karşılaştığı tacizci bakışlardan, cinsiyetçi tavırlardan ve toplumsal önyargılardan korunma isteği olarak da okunabilir.
Çeşitlilik ve Eüzübillahimineşşeytanirracim
Toplumda farklı kimliklere sahip bireylerin varlığı, çeşitliliğin zenginliğini oluşturur. Eüzübillahimineşşeytanirracim ifadesi, bu çeşitliliği kucaklayan bir sembol haline gelebilir. İstanbul’da her gün karşılaştığım insanları düşününce, sokakta farklı etnik kimliklerden, dini inançlardan, cinsel yönelimlerden gelen kişilerin bir arada yaşamaya çalıştığını görüyorum. Birçok insan, içinde bulundukları toplumsal yapının, bazen dini ya da kültürel normlar çerçevesinde, kendilerine yönelik baskılar içerdiğini hissediyor.
Örneğin, toplu taşımada renkli giyinen, farklı tarzlar benimseyen insanlar, bazen önyargılarla karşılaşabiliyor. Onlara yönelik bu önyargılardan korunmak için manevi bir dua, bir sığınak işlevi görebilir. “Eüzübillahimineşşeytanirracim”, bazen bu çeşitlilik içinde kendini bulmaya çalışan bireylerin, toplumun dar kalıplarından korunma talebini de simgeliyor olabilir.
Bir başka örnek, farklı cinsel yönelimlere sahip bireylerin toplumda karşılaştığı zorluklardır. LGBT+ bireylerin toplum içinde bazen maruz kaldığı dışlanma ve ayrımcılık, onların “Eüzübillahimineşşeytanirracim” gibi manevi ifadelere sığınmalarına sebep olabilir. Bu dua, kendilerini toplumsal normlara uymayan kimlikleri nedeniyle dışlanmış hisseden bireylerin, kötü düşüncelerden ve olumsuz yargılardan korunma isteğini yansıtabilir.
Sosyal Adalet ve Eüzübillahimineşşeytanirracim
Sosyal adaletin sağlanması, toplumun her bireyinin hak ettiği saygıyı görmesi ve eşit fırsatlar elde etmesi demektir. Eüzübillahimineşşeytanirracim, toplumsal adaletin sağlanması için de bir çağrı olabilir. Çünkü bu dua, bir yandan kötü düşünceleri ve kötülükleri kovma isteğini içerirken, diğer yandan adaletin yerini bulmasını ve haksızlıkların son bulmasını dile getirir.
Birçok kez toplumsal adalet mücadelesi, camilerde, ibadet yerlerinde veya sokakta “Eüzübillahimineşşeytanirracim” gibi ifadelerle desteklenir. Toplumda ekonomik eşitsizlikler, iş güvencesizliği veya yoksulluk gibi faktörlerle mücadele eden insanlar, bazen manevi olarak kendilerini bu dua ile korumaya alabilirler. Bu tür manevi uygulamalar, toplumsal eşitsizliğe karşı bir direnç simgesi olarak ortaya çıkabilir.
Sonuç: Eüzübillahimineşşeytanirracim ve Günümüz Toplumu
Eüzübillahimineşşeytanirracim, sadece dini bir anlam taşımıyor; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli kavramlarla da iç içe geçiyor. İstanbul’un sokaklarında, toplu taşımada, işyerinde karşılaştığımız her birey, bu dua aracılığıyla kötü düşünceler ve toplumsal baskılardan korunmaya çalışıyor olabilir. Toplumsal yapımızda çeşitliliğin artmasıyla birlikte, bu tür manevi ifadeler de, bireylerin kendilerini savunma biçimleri haline gelebilir.
Bu dua, sadece ruhsal bir sığınma aracı değil, aynı zamanda toplumsal adaletin, eşitliğin ve çeşitliliğin korunması için de bir çağrı olarak karşımıza çıkmaktadır. Eüzübillahimineşşeytanirracim, zaman ve mekân sınırlarını aşarak, her bireyin kendisini ve kimliğini güvence altına almak için başvurduğu bir ifadedir.