Armut Ishali Keser Mi? Bir Akşamın Hatırası
Bazen bir soru, sadece basit bir cevaba sahip olmanın ötesinde, seni geçmişin en derin köşelerine götüren bir anahtar olur. Bugünlerde bu soruyu sıkça soruyorum: Armut ishali keser mi? Bunu sormamın bir nedeni var, ama başlamak için sabırsızlanıyorum. Bu hikaye, Kayseri’nin sessiz bir akşamında, annemin bana olan sevgisi ve armutun hayatımda beklenmedik bir yer tutmasıyla başlıyor.
Evdeki O Korkunç Akşam
O akşam evde kimse yoktu. Annem, babam ve kardeşim bir akraba ziyaretine gitmişti. Kayseri’nin o serin akşamında yalnızdım, duvarlardan içeriye giren yavaş ışık dışında hiçbir şey yoktu. Ama bir şey vardı… Vücut, yıllardır almadığım kadar fazla sinyal gönderiyordu. Başım dönmeye başlamıştı, midem garip garip kasılıyordu, sanki bir yerlerden bir şey kaçıyordu. Sonra anladım: İshal. Evet, yanlış anlamadınız; karnım tam anlamıyla rahatsızdı ve hiçbir şeyin bunu durduracağına dair bir umut bırakmamıştı. Her şeyde olduğu gibi, yine çaresizdim.
Korktuğum anlardan biriydi. İşler pek yolunda gitmiyordu, evde yalnızdım ve annemin bana öğrettiği eski yöntemleri hatırlamaya çalışıyordum. O eski Kayseri tavsiyelerinden biri aklıma geldi: “Armut ishal keser.” Nasıl yani? Bir meyve, bir mide problemine nasıl çözüm olabilir? Annemin sesini duyar gibi oldum, o bana o kadar çok kez anlatmıştı ki…
Armutla Bir Umut Denemesi
O an tek başıma kaldığımda, annemin sesini ve ellerindeki o sağduyulu bilgiyi düşündüm. Yavaşça mutfağa yöneldim. Elimde bir armut vardı, taze, sulu ve olgun. Nasıl yapacağımı bilmiyordum ama annemin bana söyledikleri aklımdaydı: “Bir armut ye, sakinleşirsin.” Bunu bir umutla denemeliyim dedim. Zaten yapacak başka bir şey yoktu. Gözlerimi kapadım, tek bir ısırık aldım. O anda, hiç beklemediğim bir şekilde, bir rahatlama hissettim. O kadar garipti ki; birkaç dakika önce karın ağrısı ve acısıyla boğuluyordum ama armutla birlikte bir huzur belirmeye başladı.
Hayal kırıklığına uğramıştım, ama bir yandan da umutlandım. Gerçekten işe yarıyor muydu? İçimi ısıtan o meyve, ansızın ruhuma dokundu. Ama belki de sadece psikolojik bir etkiydi… Kim bilir.
Annemin Bilgeliği ve Işıltısı
Yavaşça oturdum, karnım biraz rahatladı. O armut, sadece bir meyve değil, annemin bana sunduğu bir çözümün sembolü gibi geliyordu. Kayseri’nin bu şehrinde, o küçücük anlar bile büyük bir anlam taşıyor. Annemin sesini duyabiliyor gibi oldum; “Bazen basit şeyler, en büyük çareleri getirir.” İçimi bir sevgi kapladı, onun sıcaklığını hissettim. Gerçekten bu kadar basit miydi? Bir armut, mideyi sakinleştirebilir miydi?
Bunun bir tesadüf olduğunu düşünmüyordum. Annemin hayatımda bir öğreti olarak bıraktığı bir şey vardı: Doğal ol, doğaya güven. Yavaş yavaş fark ettim, belki de bu sadece bir yemek ya da içecekten fazlasıydı. O an annemin bana sunduğu sevgiyi, bakımını hissettim. İşte bu yüzden armut, o kadar önemliydi. Bir armut, kaybolan bir güveni, rahatlamayı ve annemin şefkatini çağırmıştı.
Armut, Bir Bağlantı
Bir süre sonra karnımda hissettiğim o rahatsızlık geçti. Sadece armut mu faydalıydı, yoksa annemin hatırlattığı o sevgisi mi? Belki de her ikisi de… O akşamın sonunda sadece ishalim kesilmedi, aynı zamanda eski hatıralar da canlandı. Hayatımda çoğu zaman bir çözüm aradığımda, karmaşık şeylere yöneliyorum. Ama bazen basit bir şeyle, bir armutla her şey çözülüyor. Bu sadece fiziksel değil, duygusal bir çözüm, içimdeki boşluğu dolduran bir şeydi.
Armut, belki de bazen hayatta en karmaşık anlarda bile basit şeylere sığınmamız gerektiğini hatırlatıyor.
Hayat, Bazen Armut Gibidir
İshali kesen armut mu, yoksa içindeki o geçmişi hatırlatan an mı? Belki de hayatta bazı şeyler, en beklenmedik yerlerden gelir. Bazen çözüm çok karmaşık değildir. Bazen basit, sade bir şeyle hayatı düzeltebiliriz. Annemin o eski bilgeliği, bana şunu hatırlattı: Hayatta çözüm aradığımız her şey, aslında çok yakınımızda olabilir. Armut gibi… O kadar basit, o kadar içten.
İşte bazen bu kadar küçük şeyler, büyük bir etki yaratır. Armut, bana sadece karnımı değil, duygularımı da iyileştirdi. Kim bilir, belki bir sonraki gün başka bir basit çözümle karşılaşırım. Ama o gece, armutla, sadece ishalimi değil, kaybolmuş huzurumu da buldum.