Aseptik Nedir?
Kayseri’nin soğuk sabahlarından birindeyim. Hava, henüz güneş doğmadan önce, bir buz gibi. Kahvemi alıp penceremin kenarına oturduğumda, her şeyin sessizliğini seviyorum. Ama bu sabah, sesin sadece rüzgârın hışırtısı değil, bir de kafamdaki sorular. Uzun zamandır bu kelime aklımda: aseptik. Anlamını biliyorum tabii, ama bir türlü içimdeki boşluğu tam olarak dolduramadım. Bu kelimenin ardında yatanı, duygusal bir yönü olduğunu düşündüm.
Neden mi? Çünkü yaşadığım bir olay, bana aseptikliğin ne olduğunu anlatmıştı. Hiç beklemediğim bir anda, hayatımda her şeyin yavaşça temizlenmeye başladığını hissettim. Ve o temizlenme, ne yazık ki bir nevi hayatımın bir parçasıydı; belki de bir arınma, belki de bir kayıp…
Bir Sabah, Bir Yatak ve Bir Kırık Kalp
Yılın en zor zamanlarından birindeydim. O kadar yorgundum ki, hayatın beni tüketmesine izin vermiştim. Birçok şey kaybolmuştu, ama bir şeyler de geri gelmişti. Gerçekten bunları hissettiğimi hatırlıyorum. Kayseri’nin soğuk sabahları var ya, işte o sabah… Kafamda dönüp duran cümleler, insanın içini üzüntüyle saran cümleler… “Aseptik, her şeyin steril olması değil mi?” diye düşündüm. Hani bazen her şeyi temizlemeye çalışırsınız ama bir şeylerin bozulduğunu bilirsiniz. O an, bir arkadaşımın bana hissettirdiklerini düşündüm.
Geceyi uykusuz geçirmiştim, telefonumun ekranı kararmıştı. İçimde boş bir alan vardı. Ve o boşlukla birlikte hissettiğim duygularımı nasıl tanımlayacağımı bulmaya çalışıyordum. Yine kalbimdeki ağrıyı hissediyordum. Bu ağrı, kırık bir kalp gibi değil de, bir tür temizlik yapmak isteyen, ama bir türlü kendini temizleyemeyen bir duygu gibiydi. O sabah, yüzümü yıkayıp, biraz dağılmış ve karmakarışık olan saçlarımı düzelmeye çalışarak, dışarıda biraz temiz hava almak için çıkmak istedim.
Hayal Kırıklığı ve Savaş
Aseptik, hastanede veya tıbbi ortamlarda sıklıkla duyduğumuz bir terimdir; kirlerden arındırılmış, saf ve mikroplardan temiz bir ortam. Ama o sabah fark ettim ki, aslında hayatımda da bir “aseptik ortam” yaratmaya çalışıyordum. Bunu yaparken, aslında kendimi ve duygularımı göz ardı ediyordum. Kimseye söylenemeyen, içimdeki yaralarla ilgili her şey, bir sabah aniden ortaya çıktı. Kimseye anlatmadığım o kırgınlık, o hayal kırıklığı, hepsi yüzüme yansıdı. Birbirimize yakınken, aslında o kadar uzak olduğumuzu fark etmemiştim.
Bir arkadaşım vardı, “Her şey yolunda, fazla büyütme,” demişti. Ama ben büyütmüştüm, istemeyerek. Onun soğuk tavrı, içimdeki aceleyle birleşince her şey karışmıştı. O an düşündüm, hayatınızdaki bir insanın sizden aşırı steril bir şey beklemesi ne kadar yorucu olabilir? “Aseptik” olmanız mı isteniyor? Hep temiz, her şeyi düzenli tutan bir insan mı olmalısınız? Bir insanın kalbini kırarken, birini istemeden yaralarken, duygusal bağlar kurarken – ne kadar aseptik olabilirsiniz ki?
Bazen, bir şeyin “steril” olması için o kadar çok baskı hissedersiniz ki, kendinizi tamamen kaybedebilirsiniz. Aseptik, bana göre sadece dışsal bir temizlik değil; duygusal temizlik de demekti. Ama belki de o kadar temizlenmek, kaybolmaktı. Kendimi, olduğum gibi kabul etmek yerine, tam olarak sterilize etmeye çalıştım. O gün o kadar hayal kırıklığına uğradım ki, istediğim tek şey biraz karışıklık, biraz duygu, biraz hayatın içindeki kirli yerlerdi.
Steril Bir Yalan, Bir Yalnızlık
O sabah, nehrin kenarına doğru yürürken düşündüm, steril bir yaşam mı istiyordum? Gerçekten, ruhsal olarak temizlenmek, her duygusuz, soğuk anı atmak mı? Sonra anladım ki, aslında steril olmak, yalnızca duygularını saklamak, hissettiklerini bastırmaktı. O kadar fazla temizlenmeye çalışmışım ki, bir noktada duygusal olarak “bozulmuşum”. Gerçekten steril bir yaşamın içinde kalmak, bir insanı ne kadar yalnızlaştırabilir? Herkesin sağlıklı kalabilmesi için kimyasal temizlik, hijyen şarttır; ama kalbinizdeki “mikropları” temizlemek, başka bir sorundur. O sabah o kadar büyük bir yalnızlık hissettim ki, sanki birinin beni gerçekten görmek istemediği bir odada hapsolmuş gibiydim.
Steril bir yaşam mı? Kesinlikle hayır. O sabah, başkalarına güvenmemek, başkalarının kendini “temiz” tutmasını beklemek yerine, duygularımı açıkça gösterme kararı aldım. İnsanlar hatalar yapar, insan olmak, karışıklıklar, kırık kalplerle geçer. Ama birini sevmek, ona dokunmak, belki de duygusal anlamda kirlenmek… Bunlar da hayatın ta kendisi.
Aseptik Bir Anlam: Temizliği Ararken
Şimdi, “aseptik” kavramı hayatıma nasıl girdi, bunun farkına vardım. O sabah, hayal kırıklığıyla ve duygusal karışıklıkla dolu bir yürüyüşün ardından, içimdeki boşluğu fark ettim. “Aseptik” olmak, bazen her şeyin “düzgün” ve “temiz” olmasını istemekti. Ama bu “temizlik” bazen insana zararlı olabilir. Gerçek bir insan olabilmek için, hataları kabul etmek gerekir. Gerçekten temiz ve samimi bir bağ kurabilmek için, kirli taraflarımızı, zayıf olduğumuz anları, hayal kırıklıklarını da içermeliyiz. Çünkü steril olmak, bazen içindeki gerçekleri kaybetmek demektir.
Kayseri’nin soğuk sabahlarında bir kahve içtiğimi hatırlıyorum. Dışarıda kar taneleri yavaşça düşerken, ben bir adım daha attım. Bu adım, duygusal olarak daha temiz, ama aynı zamanda daha gerçek olmamı sağladı. Bazen, hayatta temizlik sadece bir illüzyondur. Gerçeklik, kirli, düzensiz, ama bir o kadar da güzel ve gerçek olan kısımdır. Ve işte o an, aseptik olmanın aslında bir yanılgı olduğunu fark ettim. Bazen, biraz “kirlilik” iyidir. Çünkü o kirlilik, bizi insan yapan şeydir.
Ve o gün, her şeyin steril olduğu, ama hiçbir şeyin doğru olmadığı dünyamda, “aseptik” olmanın bana sadece bir boşluk ve yalnızlık getirdiğini kabul ettim.