İçeriğe geç

3 Japon balığına kaç tane yem verilir ?

3 Japon Balığına Kaç Tane Yem Verilir?

Bazen basit bir soru, hayatı tamamen başka bir yere götürebilir. “3 Japon balığına kaç tane yem verilir?” diye sordum kendi kendime, bir sabahın erken saatlerinde. O kadar basit bir soru ki… Ama tam o an, düşündükçe içimdeki düşünceler, duygular, birikmiş hisler üzerine bir tsunami gibi akmaya başladı. Japon balıkları, evet, onlar, küçük ama çok şey anlatan varlıklar. Hem içimi ısıtıyorlar hem de içinde kaybolduğum bir dünyaya çekiyorlar. Ama ne yapmalı? Ne kadar yem vermeliyim? 3 Japon balığına gerçekten kaç tane yem verilir?

Bir Sabah, Bir Soru ve Aniden Gelen Hayal Kırıklığı

Bunu düşünürken aklıma ilk gelen, bir zamanlar aldığım o üç minik Japon balığıydı. Henüz yeni taşınmıştım Kayseri’ye ve o küçük dairede tek başımaydım. Hayatımda ilk kez yalnızdım. O kadar sessizdi her şey, odamda sadece bilgisayarımın klavyesinin tuşlarına basarken çıkan o hışırtı vardı. Yalnızlık, bazen kötü değilmiş gibi hissedebilirsin, ama sonra birden geliverir, insanın içini kıyıda köşede bırakır. O yüzden, 3 Japon balığını almak en mantıklısı gibi geldi.

Evet, onları aldım. Üçü de birbirinden güzeldi. Ne zaman gölette sağa sola yüzüp duruyorlar, sakin sakin hareket ediyorlar, kendimi onlarla bir bütün gibi hissediyordum. İlk başlarda balıklara bakmak bile bana huzur veriyordu. Ama sonra o soru kafama takıldı: 3 Japon balığına kaç tane yem verilmeli?

O sabah, önümde bir kutu yem vardı. Balıklarımın aç olduğunu düşündüm. Ama… İşte sorun burada başladı. O kadar heyecanlıydım ki, belki de abartarak fazla yem verdim. “Onlar açtır, biraz daha fazla vermek hiç de zarar vermez” dedim. Birkaç tane daha attım. Ama ne oldu biliyor musunuz? Balıklar onları yiyemediler. Suyun yüzeyinde biriken yemler, bozulmaya başladı. O an içimde bir şey kırıldı, kırılan sadece balıklarımın yemini görmek değildi; bu, hayal kırıklığının küçük ama güçlü bir işaretiydi.

Sınırlar ve Duygular: Balıkların Sınırları, Benim Sınırlarım

O an, yalnızca balıklara bakarak düşündüm. Yani bu kadar basit bir soruya nasıl cevap verileceğini bilmiyordum. Hayatımda da bazen böyle durumlarla karşılaşıyorum, değil mi? Hangi duyguyu ne kadar yaşayacağımı, sınırları nasıl belirleyeceğimi bazen bilemiyorum. Japon balıklarıma fazla yem verirken, aslında ben de içimde fazla duygusal yük biriktiriyordum. O kadar fazla, o kadar yoğun ki… Bazen her şeyin fazla olduğunu hissediyorum. Kendimi bazı insanlardan, bazı sorumluluklardan, hatta bazen yalnızlıkla boğuşan kalbimden bile uzaklaştırmak istiyorum. Ama işte, her şeyin sınırları var; ne kadar vermek gerektiğini bilmemiz gerekiyor.

Sonra, balıklara doğru bakarak, yavaşça kendime sordum: Ne kadar yeterli? Ne kadar fazla? Belki de her şeyin bir ölçüsü vardır, değil mi? Onlara doğru şekilde bakmak ve yeterli olanı vermek. Fazla yem, fazla yük… Sonuçta hiçbir şeyin fazlası iyi değildir.

Umut: Bir Yudum Sakinlik, Bir Yudum Düşünce

Bir kaç gün sonra, bir sabah, tekrar aynı soruyla karşılaştım: 3 Japon balığına kaç tane yem verilir? Ama bu kez, daha bilinçli bir şekilde yaklaştım. Sadece birkaç tane yem attım. Onlar iştahla yemlerini yedi ve ben o an, belki de hayatımda ilk kez, doğru olanı yaptım. Yeterli olanı verdim. Ne fazla, ne eksik. Balıklar mutlu, ben huzurluydum. O an, küçük bir öğreti aldım: bazen yaşamda en önemli şey, ne kadar fazla biriktirdiğimiz değil, ne kadar doğru ve dengeli bir şekilde paylaştığımızdır.

Ve belki de bu, bir bakıma kendi içimdeki dengeyi bulma yoluydu. Balıklara yem verirken, hayatıma, duygularıma ve sınırlarıma da bir şeyler kattım. O kadar çok şey bekliyoruz bazen, o kadar çok duyguyu biriktiriyoruz ki, sonunda sadece fazlalıkla kalıyoruz. O yüzden, üç balığıma verdiğim yem kadar basit ama derin bir ders aldım: Az ama öz.

Hayat, Bir Döngüdür

Günler geçtikçe, balıklarıma verdiğim yem sayısı sabitlendi. Her sabah sadece bir kaç tane yem, yeterli geliyordu. Artık fazla yemek, fazla duyguyu, fazla yükü kaldırmak zorunda değildim. Japon balıklarıma bakarken, aslında kendi içimde de bir huzur bulduğumu fark ettim. Ve belki de en önemlisi, hayatın sadece küçük şeylerden ibaret olduğunu anlamamı sağladılar.

Ve işte, 3 Japon balığına kaç tane yem verilir sorusu bana hayatın başka bir boyutunu gösterdi: Her şeyin doğru bir ölçüsü vardır. Birikim yapmak, sevgi göstermek, duyguları yaşamak – her şey bir dengeyi gerektirir. Ne fazla, ne eksik… Tıpkı balıklarıma verdiğim yem gibi, her şeyin bir ölçüsü var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort brushk.com.tr sendegel.com.tr trakyacim.com.tr temmet.com.tr fudek.com.tr arnisagiyim.com.tr ugurlukoltuk.com.tr mcgrup.com.tr ayanperde.com.tr ledpower.com.tr megapari-tr.com
Sitemap
betciilbet yeni girişilbet giriş yapilbet.onlineBetexper giriş adresi güncellendibetexper.xyzhiltonbet güncel giriş